Yöresel Tatlar- Hamsili Pilav (Karadeniz Mutfağı)

HamsiliPilav_sunum
Daha önce paylaşmış olduğum Karadeniz mutfağının sevilen örneklerinden “muhlama (hatırlamak için tıklayınız)”yı bizimle tanıştıran sevgili arkadaşım Özlemlere davet edilmiştik, geçtiğimiz günlerde. Bu buluşmanın bizim farklı tatları denememiz olduğu kadar, benim blog için (yani sizlerin okuması/uygulaması için) olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Hal böyleyken, başrol olan hamsili pilavın hazırlanması sırasında fotoğraf makinemle mutfaktaki yerimi almıştım. Menü tabii ki sadece pilavdan ibaret değildi; etli karalahana sarması, fasulye turşusu kavurması, soğanlı köy böreği gibi diğer leziz örnekler çoktan masaya koyulmuştu bile (Özlem ve sevgili annesi Gülsüm Teyze onları farklı zamanlarda hazırladığından henüz sizinle paylaşamıyorum, ama eylemlerim devam edecek merak etmeyin:)). Lafı fazla uzatmadan hemen detaylara geçiyorum.
Okumaya devam et
Reklamlar

Tavuklu Quesadilla ve Avokado Dip Sos

TavukluQuesadilla_sunum
Yemek yapmayı da, paylaşmayı da severim, bunu farketmişsinizdir sanırım. Ev kalabalık olsun, sürekli birileri gelsin, yenilsin- içilsin kısmını da çok severim. Üniversitede okurken de böyleydi. Okuduğumuz okulun katkısını, ailemin anlayışını da yadsıyamam elbette. Gruplar halinde proje/ ödev hazırladığımızdan bizim ev tekkeye döner, sabaha kadar ayakta geçerdi.
 
O günden bugüne bayağı bir zaman geçti. Biz büyüdük, çoğumuz çoluk-çocuğa karıştı ama toplanmalarımız devam ediyor. Bütün bu süre içinde zevkler de değişti, sahip olduğumuz imkanlar da. Son yıllarda sürekli yeni bir şeyler deniyor olmamı da benimsediler, sanırım sevdiler de :). 
Paylaşacağım tarif, çoğu zaman hızlıca hazırladığım parti yemeklerinden biri. Misafir ağırlayacak arkadaşlarım yeni tarif sorduğunda çokça anlatmışımdır. Artık blog’ta paylaşmanın zamanı gelmişti (kendime not: soranlara artık link olarak gönderebilirim). Hazırlaması kolay, sunumu afilli Tavuklu Quesadilla; 2 sene önce katılmış olduğum Mutfak Sanatları Akademisi (MSA)‘nın “Mutfakta 8 Hafta” programında uyguladığımız reçetelerden aslında. Meksika mutfağı kökenli olan Quesadilla’yı, içinde peynirin yanısıra et, tavuk veya sebze dolgulu tortilla ekmeği olarak söyleyebiliriz. 

Ayva Marmelatı

AyvaMarmelati_sunum
Son dönemde “ev yapımı” olan yiyecek denemelerim aldı başını yürüdü. Özellikle sevgili arkadaşım Elif’in blogunda görüp uyguladığım Fıstık Ezmesi fenomen oldu; eş-dost kim varsa ufak bir kavanoz hazırladım-paylaştım, Bakü’deki arkadaşlarım bile faydalandı 🙂 Şekerli yiyeceklerle arası iyi olmayan ben, bu aralar denemelerime tatlılığını kendi damak tadıma göre ayarladığım marmelatla devam ediyorum.

Çocukluğumda çoğu aile gibi bizim evden de reçel/marmelat eksik olmazdı. Özellikle yayladaki- köydeki bahçelerden gelen meyveler anneannemin, annemin hazırladığı reçel ve marmelatlara dönüşürdü. Misafire ağız tatlansın diye ikram edilen “turunç kabuğu reçeli”nin yapmasının çok zahmetli ve yorucu olduğunu; yapımının günlerce sürdüğünü hatırlıyorum. Bu zahmetin üzerine abimin gizli gizli nasıl hüplettiğini de 😉 

Benim denemem daha basit, ve kolay hazırlanabilir olanından aslında, hemen gözünüz korkmasın. Sonbaharda yemek kitaplarından birinden hazırladığım ilk marmelat daha çok püre gibi olup ben de bunu beğenmeyince imdadıma Sengül Teyze yetişti (hani bize Malatya mutfağından mis gibi köfteler hazırlayan OrtaAvlu’nun mühendis teyzesi. bir kez daha hatırlamaktan zarar gelmez; buradan hatırlayabilirsiniz). Onun tarifindeki şeker miktarı normale göre daha az olsa da, ben bu miktarı da azalttım.

Okumaya devam et

Sütlü Brokoli Çorbası

 
SutluBrokoliCorbasi_sunum


Soğuk kış günleri olması gerektiği gibi kendini göstermeye en sonunda. Benim için bu günlerin vazgeçilmezlerinden biri de dumanı üstünde çorbadır. Farklı çorba tariflerini denemeyi seviyorum, diğer çorba tariflerden hatırlarsınız.  

Bu sefer ki başrol oyuncusu: Brokoli. Bu ağaç görünümlü yemyeşil sebze ile sizin aranız nasıl bilmem ama ben iyi geçinenlerdenim. Özellikle havuç, karnabahar, brüksel lahanası ile haşlayıp zeytinyağı ve balsemik sirke ile servis edilmesi favorilerim arasındadır.
Neyse lafı fazla uzatmadan konuya geri döneyim. Brokoli çorbası genellikle krema ile hazırlanır ya, bu biraz bana ağır gelir. Bu yüzden, krema yerine farklı bir malzemenin peşindeydim. İnternetteki araştırmalarım sırasında sütle hazırlanmış pekçok tarife rastladım. Bu tariflerin karmasıyla ve benim de eklemelerimle aşağıda bulacağınız tarife ulaştım. 

Fındıklı- Damla Çikolatalı Kurabiye

FindikliDamlaCikolataliKurabiye_sunum 
Geçen kış blog’ta paylaştığım Zencefilli- tarçınlı kıtır kurabiye‘nin arkadaşlarım- dernekteki fotodaşların ve yeğenlerim tarafından beğenilmesi beni çok sevindiriyor. Bir de üstüne benzer kurabiyeler bir yerlerde görüldüğünde “Zeyno’nun (Kıtır) Kurabiyesi” olarak anılması ise  üstüne kaymaklı ekmek kadayıfı diyebilirim:) bütün bunları yazmamın sebebi ise, bu onurlandırmanın bana yeni ufuklar açması.

Yeni deneyeceğim ve sizlerle paylaşacağım kurabiyenin de kıtır kıtır olmasını istedim, bunun için çok sevdiğim kuruyemişleri eklemek uygun olacaktı. Lezzet dergisinin kurabiye eklerinden birinde gevrek kurabiye tarifini bulunca, beklentimi karşılayacağını düşündüm. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı, ilk deneme kendi adıma hüsranla sonuçlandı. Tadı beğenilmiş olsa da görüntü biraz farklıydı (!!) neyse üzerinde biraz düşünme ve uğraşıyla aşağıda göreceğiniz tarif ortaya çıktı. Farklı gruplar tarafından tadılıp da onay alınca, size sunabileceğim hale gelmiş oldu. 

Hatay Günlüğü

Blog’u yazmaya başladığıdan beri de gezdiğim gördüğüm yerleri tattıklarımla beraber anlatmaya çalışıyorum, biliyorsunuz. Son dönemde yapmış olduğum Balkanlardaki ziyaretlerimi bir türlü toparlayamış olsam da bunu elimden geldiğince sürdürmek niyetindeyim. Türkiye’de yemeklerini tatmak-görüntüleyerek paylaşmak istediğim yerlerinin başında geliyordu Hatay. Mersin’de büyüyüp onca zaman gidememiş olsam garip de olsa, bana çok da uzak olmayan bu mutfağın gastronomi turu için ideal olduğu konusunda kimsenin itirazı olmaz sanırım.
İfsak‘a temel fotoğrafçılık eğitiminin devamı olan proje başladığından beri kendim gibi sadece fotoğraf çekmeyi değil, aynı zamanda gezmeyi ve yemek yemeyi de sevenleri tanımış oldum. Oradaki arkadaşlarımı daha fazla gezmek ve yemek yemek isteği/ vaadiyle ile Hatay’a gitmeye teşvik etmem de çok zor olmadı 😉
 
Geziye çıkmadan önce hazırlıkları ihmal etmedik tabi: daha önce oraya gitmiş/yaşamış arkadaşlarla konuşuldu, internetten araştırma yapıldı, diğer bloggerların sayfaları incelendi, Jale Balcı’nın “Antakya ve Yemekleri” kitabından notlar alındı. Sonuç olarak yapacaklarımız konusunda az biraz bilgi sahibi olmuştuk ama yaşayıp görmek daha farklı olacaktı (Blogger notu: farkındayım uzunca bir yazı oldu, ancak daha sonra gitmek isteyenler için tüm deneyimlerimizi paylaşmadan içim rahat etmedi).

İstanbul’daki trafik çilesinden kurtulup, akşam uçağıyla gittik Antakya’ya (bir hatırlatma: Hatay ilin; Antakya merkez ilçenin adı). Önceden rezervasyon yaptığımızdan araba kiralama ile ilgili sıkıntı yaşamadan şehre doğru yola çıktık (burada benzin deposu boş alınıp, boş teslim edilmesi isteniyor, hazırlığınızı ve hesaplamalarınızı yapmadan önce kontrol etseniz iyi olacaktır).

Kışa Hazırlık- Taze Barbunya

TazeBarbunya_Sunum

Gene koca bir yaz mevsimini, nasıl olduğunu çok da anlamayarak geçirdik bile. Gezi’de ve sonrasında yaşananlar, sıcakların bastırması, ramazan, bayram derken ağustos sonu çıkabildiğim tatil, sonrasında halledilmesi gereken işler de çıkınca uzunca bir süredir blogla ilgilenememiş oldum. Gerçi bu dönemde terapimi başka bir mutfakta eğlenceli (bir o kadar da eğitici) geçiriyor olmamın da etkisi var, itiraf etmem gerek.

Bahar sonu paylaştığım Pırasa tarifinde bu sene kış hazırlıkları yapıp sizinle paylaşmamın iyi olacağını hatırlatmıştım kendime.

TazeBarbunya_HazirlikKitabi

Geçtiğimiz sonbahar, arkadaşım Ahu’nun tavsiyesi üzerine alıp, kütüphaneme eklediğim ancak bu zamana kadar çok da kullanamadığım “Ege ve Ayvalık’ta Kış Hazırlıkları” (Acurol, E.) kitabını denemek için fırsat çıkmış oldu.

Geçen hafta uzun süredir gidemediğim mahalle pazarına gidip taze sebze alınca kış hazırlıklarına başladım. Gerçi yazıyı daha yayınlamaya fırsat bulamamışken, iki gündür yazdan kışa dikey geçişimiz çok hızlı oldu. Dolayısıyla daha fazla hazırlık yapabilecek miyim bilmiyorum ama elimdekini paylaşmadan geçmek istemedim.