Tam Buğday Unundan Peynirli Poğaça

MutfakTerapisi_TamBugdayUnundanPogaca_sunum1

Son aylarda fotoğraf çalışmaları için şehirdışına gidişlerimiz çoğaldı. Hem yolluk olarak, hem de çalışmalar sırasında atıştırmak için hazırlık yapıyorum (ki bundan çok memnunum, fotoğraf çekmenin yanı sıra öncesinde mutfakta olmak benim için büyük nimet ;)). Hal böyle olunca yufka böreğine alternatif tuzlu arayışım da yeniden gündemime geldi. Bunun için tercihim poğaçaydı ancak mayalı bir tarif istemiyordum. Aslında hedefim annemin ben küçükken yaptığı poğaçaydı. Ancak tarifi ne defterinde, ne de sürekli kullandığı kitabında bulamadığım için yapamamıştım. Kafama takılmıştı bir kere, çevremden bulduğum ve denediğim tariflerde de aradığım tadı bulamadım (ah o güzel anne tatları…). Son bir umut olarak dayımın eşini aradım. Yılların poğaça yapan annesi olarak, telefonda ezberden verdi kendi tarifini. Anneminkine çok yakın bir reçete olduğunu düşünüyorum, kendime göre ufak bir uyarlama yaptım tabi. Reçete kısmı biraz muallak olsa da, hazırlama ve sunumu anneminkine benzedi; sonuç olarak ortaya karışık sevdiğim bir tarif oldu.

Malzemeler az ve öz; tadı güzel, tok tutma hali ise bizce başarılı. Uzun sürelerle oruç tutulan Ramazan ayının bu sıcak günlerinde özellikle sahurda yemek için yapmanızı şiddetle öneririm.

Okumaya devam et

Reklamlar

Zeytinyağlı Biber Dolması (Siyez Bulgurlu)

zeytinyaglidolma_sunum

Geçtiğimiz bahar sağlığımla ilgili -özellikle insülin direnci- kaygılar artınca harekete geçmeye karar verdim. Uzun süredir konuşulan/ tartışılan Canan Karatay’ın kitabını okudum (gerçi okunacak çok kitap var, sırayla tabii). Karar verip uygulamaya geçtim. Tatlı ile aram çok yoktur zaten, o konuda çok sıkıntı çekmedim ama karbonhidrat için aynı şeyi söyleyemem. Protein ağırlıklı beslenme hakim artık hayatımda; karbonhidratlar ve yağların ise sadece sağlık olanlarını dahil ediyorum. Pirinç, patates, ekmek, makarnayı hayatımdan çıkarmaya başladım (tamam arada kendime izin veriyorum, kaçamak yapıyorum ama genel olarak buna uyuyorum). Protein dışında ne yiyorsun dersen de bulgur, buğday, karabuğday ve kinoa listemdekilerin bir kısmı. 

Ben küçükken, bizimkiler köyden ‘Karakılçık Bulguru’ (kırmızı buğdaydan üretim yapılıyormuş) alırdı (hatta değirmende öğütülürdü falan). Ancak veriminin düşük olduğundan, tarımla uğraşanlar için kazançlı olmadığından  bahsedilirdi, hatırladığım. İstanbul’a gelince de ilk defa paketli bulgur almak durumunda kaldım (sarı renkli bulgura hala alışamadım). Eski tatları aramaya başlamıştım, farklı web sitelerinde görüp ‘Siyez Bulguru’ hakkında bilgi edinmiştim. Ancak İstanbul’da aradığım hiçbir yerde bulamamıştım.

Okumaya devam et

Ev Yapımı Kolay Pizza

EvdePizza_sunum

Birazdan sizinle paylaşacağım pizza, bildiklerinizin biraz dışında. Evde hazırlanabilecek, hem kolay, hem de hızlı bir tarif. Özellikle zamanla yarışan bir çok anne için iyi bir alternatif. Zaten bu tarifi benle tanıştıran da yoğun bir anne olan kuzenim Aslı (Blogger itirafı: üst malzemesinin hazırlığına yardım ve blog’ta tarifi paylaşmak dışında fazla da bir katkım olmadı).

Bir ara kuzen buluşmalarını ‘pizza günü’ ilan etmiştik. Fırından aldığımız hazır ekmek hamuruyla evde pizza yapıyorduk. Gerçi pizza buluşmanın vesilesiydi. Yeğen Ali başta olmak üzere, hep beraber kaşar rendeler; mantar, salam vs doğrar; hazırlık yapardık. Çok eğlenirdik eğlenmesine ama sonuçların her zaman aynı kalitede olduğunu söyleyemem.

Geçenlerde kuzenim Aslı, internette tam buğday unuyla yapılmış tarif ararken bulduğu poğaça tarifini, pizza hamuru olarak kullanmış (tarifin orjinali  Berna hanıma ait, detaylar için tık tık). Pizzayı yaparken, kendine göre ufak-tefek değişiklikler yapmış, bence güzel de olmuş. İlk denemelerin fotoğraflarını görünce atladım tabi, bunu bloga yazmak gerek diye:)

Neyse tam buğday unuyla yapılmış ürünlere sevginiz/ ilginiz nasıldır bilmiyorum ama denemek için iyi bir başlangıç olabilir. Gelelim tarife:
Okumaya devam et

Kışa Hazırlık- Ev Yapımı Domates Konservesi

DomatesKonserveSunum 

Geç gelen yazın ardından günler hızla geçip gitti, sonbahar kapıya dayandı bile. Mevsiminde yediğimiz sebzelere de veda zamanı şimdi.
Geçtiğimiz kış ne pişirsem acaba diye kara kara düşünürken sonbaharda hazırladığım dondurulmuş sebzeler buzluktan göz kırptılar bana 🙂 (hatırlamak için kışlık barbunya hazırlığı tık tık). Böyle olunca da hazırlığı arttırma kararı almıştım zaten.
“Konuştuğumuz gibi yapıyoruz dimi kış için konserveleri” diye  Özlem arayınca hazırlık sezonu başladı bizim için. Böylece Blog içinde zamanında ekleyeceğim tarif olmuş oldu (konserveleri zamanında hazırladık da benim yazıyı tamamlamam biraz zaman aldı)
 
Bu tarifi verirken yıllardır pek çoğunuzun kendi yöntemiyle yaptığı birşeyi anlatmak yada ahkam kesmek değil niyetim. Sadece bu işi yapmaya niyetlenen ama benim gibi senelerce cesaret edemeyenleri biraz olsun gaza getirmek isteğindeyim. Her ailenin (annenin diyelim) farklı bir hazırlık yöntemi, alışkanlığı var, orası malum. Küçüklüğümde bizim evde hazırlıkların nasıl olduğunu hafızam da çok yer edinmiş değil (sadece anneannem için konserve hazırlıklarına salisilik asit aradığımızı hatırlıyorum). Üstelik benimkiler bunu anlatamayacak kadar uzağımda olduğundan bu sefer Özlem’in yöntemiyle hazırlamış olduk.

Menemen

Menemen_Sunum
“Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı” demiştir ya Cemal Süreya, sizi bilemem ama benim için kesinlikle doğrudur 🙂
Çocukluğumda bizim evde akşamları da kahvaltı yapılırdı. Evde yemek pişmemesinden değil üstelik, tamamiyle kahvaltıya olan düşkünlüğümüzden. Bizimkiler sağ olsun, her daim farklı bir şeyler yaparlardı kahvaltı için: Çökelek ve/veya bol yeşillikli patates salatası, peynirli kanepe, nar gibi kızarmış yumurtalı ekmek, farklı tipte peynirler- zeytinler (biber salçalı yeşil zeytin hep favorim olmuştur) masaya özenle yerleştirilirdi. Başrol oyuncuları sıkma ve börek varsa tadından yenmezdi. Mutlaka ama mutlaka çay demlenirdi. Abim rafadan hüpletirdi yumurtayı da benim aram iyi olmadığından (ve babam bana kıyamadığından) genelde omlet ya da menemen gelirdi sofraya. Benim için üniversiteye kadar en çok da pazar sabahlarının keyfiydi ekmek/ börek kokusuyla uyanmak.
Ancak yıllar içinde özellikle yoğun iş hayatının tam da göbeğinde uyku daha ağır geldi ve hafta içi sabahlarını çoğunlukla geçiştirdim. Hafta sonlarında ise küçüklüğümdeki gibi farklı yiyecekler hazırlasam bile istediğim gibi hafif sulu, ekmek banılası menemen pişirmeyi beceremedim. Bol domates kullanmam gerektiğini bildiğim halde gene de sürekli kuruyan menemen yapıp durdum. 
Yemek blogu yazan biri olarak son zamanda bunu kendime yakıştıramadım, konuyla ilgili biraz araştırma yaptım. Okuduğum bazı kaynaklarda benim sevdiğim gibi yapmanın ipuçlarını öğrendim. Yaptığım uygulamalar istediğim sonucu verince de sizinle de paylaşmak istedim.

Soğuk Ayran Aşı

AyranAsi_Sunum
Bu sene haziran yağmurlu giderken bir anda bastırıverdi sıcaklar, hem de ne sıcak, İstanbul’da Mersin günlerini aramıyorum valla. Sıcak günlerde soğuk çorba olsun dedim, aklıma ilk gelen de çoğumuzun olduğu gibi bilinen ismiyle “ayran aşı” oldu. 

Çocukluğumda Mersin’de özellikle Arap kökenli hemşehrilerimizden öğrenilen çorbadır “sıraysır”. Bulgurla yapılır, kavurucu sıcaklara iyi gelir. Buğday ile yapılanı ise “tebli” olarak bilinir (dip not: buğday da denmez gerçi, onun ismi “dövme”dir).
Tam da ramazan arifesindeyken, hazırlaması kolay, yemesi zevkli çorbanın tarifine geçelim: 
Okumaya devam et

Tavuklu Quesadilla ve Avokado Dip Sos

TavukluQuesadilla_sunum
Yemek yapmayı da, paylaşmayı da severim, bunu farketmişsinizdir sanırım. Ev kalabalık olsun, sürekli birileri gelsin, yenilsin- içilsin kısmını da çok severim. Üniversitede okurken de böyleydi. Okuduğumuz okulun katkısını, ailemin anlayışını da yadsıyamam elbette. Gruplar halinde proje/ ödev hazırladığımızdan bizim ev tekkeye döner, sabaha kadar ayakta geçerdi.
 
O günden bugüne bayağı bir zaman geçti. Biz büyüdük, çoğumuz çoluk-çocuğa karıştı ama toplanmalarımız devam ediyor. Bütün bu süre içinde zevkler de değişti, sahip olduğumuz imkanlar da. Son yıllarda sürekli yeni bir şeyler deniyor olmamı da benimsediler, sanırım sevdiler de :). 
Paylaşacağım tarif, çoğu zaman hızlıca hazırladığım parti yemeklerinden biri. Misafir ağırlayacak arkadaşlarım yeni tarif sorduğunda çokça anlatmışımdır. Artık blog’ta paylaşmanın zamanı gelmişti (kendime not: soranlara artık link olarak gönderebilirim). Hazırlaması kolay, sunumu afilli Tavuklu Quesadilla; 2 sene önce katılmış olduğum Mutfak Sanatları Akademisi (MSA)‘nın “Mutfakta 8 Hafta” programında uyguladığımız reçetelerden aslında. Meksika mutfağı kökenli olan Quesadilla’yı, içinde peynirin yanısıra et, tavuk veya sebze dolgulu tortilla ekmeği olarak söyleyebiliriz.