Tam Buğday Unundan Peynirli Poğaça

MutfakTerapisi_TamBugdayUnundanPogaca_sunum1

Son aylarda fotoğraf çalışmaları için şehirdışına gidişlerimiz çoğaldı. Hem yolluk olarak, hem de çalışmalar sırasında atıştırmak için hazırlık yapıyorum (ki bundan çok memnunum, fotoğraf çekmenin yanı sıra öncesinde mutfakta olmak benim için büyük nimet ;)). Hal böyle olunca yufka böreğine alternatif tuzlu arayışım da yeniden gündemime geldi. Bunun için tercihim poğaçaydı ancak mayalı bir tarif istemiyordum. Aslında hedefim annemin ben küçükken yaptığı poğaçaydı. Ancak tarifi ne defterinde, ne de sürekli kullandığı kitabında bulamadığım için yapamamıştım. Kafama takılmıştı bir kere, çevremden bulduğum ve denediğim tariflerde de aradığım tadı bulamadım (ah o güzel anne tatları…). Son bir umut olarak dayımın eşini aradım. Yılların poğaça yapan annesi olarak, telefonda ezberden verdi kendi tarifini. Anneminkine çok yakın bir reçete olduğunu düşünüyorum, kendime göre ufak bir uyarlama yaptım tabi. Reçete kısmı biraz muallak olsa da, hazırlama ve sunumu anneminkine benzedi; sonuç olarak ortaya karışık sevdiğim bir tarif oldu.

Malzemeler az ve öz; tadı güzel, tok tutma hali ise bizce başarılı. Uzun sürelerle oruç tutulan Ramazan ayının bu sıcak günlerinde özellikle sahurda yemek için yapmanızı şiddetle öneririm.

Okumaya devam et

Reklamlar

Menemen

Menemen_Sunum
“Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı” demiştir ya Cemal Süreya, sizi bilemem ama benim için kesinlikle doğrudur 🙂
Çocukluğumda bizim evde akşamları da kahvaltı yapılırdı. Evde yemek pişmemesinden değil üstelik, tamamiyle kahvaltıya olan düşkünlüğümüzden. Bizimkiler sağ olsun, her daim farklı bir şeyler yaparlardı kahvaltı için: Çökelek ve/veya bol yeşillikli patates salatası, peynirli kanepe, nar gibi kızarmış yumurtalı ekmek, farklı tipte peynirler- zeytinler (biber salçalı yeşil zeytin hep favorim olmuştur) masaya özenle yerleştirilirdi. Başrol oyuncuları sıkma ve börek varsa tadından yenmezdi. Mutlaka ama mutlaka çay demlenirdi. Abim rafadan hüpletirdi yumurtayı da benim aram iyi olmadığından (ve babam bana kıyamadığından) genelde omlet ya da menemen gelirdi sofraya. Benim için üniversiteye kadar en çok da pazar sabahlarının keyfiydi ekmek/ börek kokusuyla uyanmak.
Ancak yıllar içinde özellikle yoğun iş hayatının tam da göbeğinde uyku daha ağır geldi ve hafta içi sabahlarını çoğunlukla geçiştirdim. Hafta sonlarında ise küçüklüğümdeki gibi farklı yiyecekler hazırlasam bile istediğim gibi hafif sulu, ekmek banılası menemen pişirmeyi beceremedim. Bol domates kullanmam gerektiğini bildiğim halde gene de sürekli kuruyan menemen yapıp durdum. 
Yemek blogu yazan biri olarak son zamanda bunu kendime yakıştıramadım, konuyla ilgili biraz araştırma yaptım. Okuduğum bazı kaynaklarda benim sevdiğim gibi yapmanın ipuçlarını öğrendim. Yaptığım uygulamalar istediğim sonucu verince de sizinle de paylaşmak istedim.

Ayva Marmelatı

AyvaMarmelati_sunum
Son dönemde “ev yapımı” olan yiyecek denemelerim aldı başını yürüdü. Özellikle sevgili arkadaşım Elif’in blogunda görüp uyguladığım Fıstık Ezmesi fenomen oldu; eş-dost kim varsa ufak bir kavanoz hazırladım-paylaştım, Bakü’deki arkadaşlarım bile faydalandı 🙂 Şekerli yiyeceklerle arası iyi olmayan ben, bu aralar denemelerime tatlılığını kendi damak tadıma göre ayarladığım marmelatla devam ediyorum.

Çocukluğumda çoğu aile gibi bizim evden de reçel/marmelat eksik olmazdı. Özellikle yayladaki- köydeki bahçelerden gelen meyveler anneannemin, annemin hazırladığı reçel ve marmelatlara dönüşürdü. Misafire ağız tatlansın diye ikram edilen “turunç kabuğu reçeli”nin yapmasının çok zahmetli ve yorucu olduğunu; yapımının günlerce sürdüğünü hatırlıyorum. Bu zahmetin üzerine abimin gizli gizli nasıl hüplettiğini de 😉 

Benim denemem daha basit, ve kolay hazırlanabilir olanından aslında, hemen gözünüz korkmasın. Sonbaharda yemek kitaplarından birinden hazırladığım ilk marmelat daha çok püre gibi olup ben de bunu beğenmeyince imdadıma Sengül Teyze yetişti (hani bize Malatya mutfağından mis gibi köfteler hazırlayan OrtaAvlu’nun mühendis teyzesi. bir kez daha hatırlamaktan zarar gelmez; buradan hatırlayabilirsiniz). Onun tarifindeki şeker miktarı normale göre daha az olsa da, ben bu miktarı da azalttım.

Okumaya devam et

Mantarlı ve Kurutulmuş Domatesli Omlet

MantarlıDomatesliOmlet_Sunum

Dokuz-altı çalışan biri olarak, en azından pazar sabahlarında keyfini çıkartarak kahvaltı yapmak istiyor insan. Farklı tariflerle değişik tatlar demek için en güzel zamanlar benim için. İşte intolerans sorunları olunca da sevdiğim lezzetlere yeni yorumlar katabiliyorum.

Bu konudaki ilk denemem yemeyi sevdiğim omlet oldu. Yumurtanın beyazını yiyemediğim için, tadını çok değiştirmeden üstelik yumurta sarısında yüksek oranda bulunan kolestrol de düşünerek değişiklikler yapmak yapmak gerekiyordu. Ortaya çıkan sonuç gayet başarılı. Gelelim tarife…
Okumaya devam et