Zeytinyağlı Biber Dolması (Siyez Bulgurlu)

zeytinyaglidolma_sunum

Geçtiğimiz bahar sağlığımla ilgili -özellikle insülin direnci- kaygılar artınca harekete geçmeye karar verdim. Uzun süredir konuşulan/ tartışılan Canan Karatay’ın kitabını okudum (gerçi okunacak çok kitap var, sırayla tabii). Karar verip uygulamaya geçtim. Tatlı ile aram çok yoktur zaten, o konuda çok sıkıntı çekmedim ama karbonhidrat için aynı şeyi söyleyemem. Protein ağırlıklı beslenme hakim artık hayatımda; karbonhidratlar ve yağların ise sadece sağlık olanlarını dahil ediyorum. Pirinç, patates, ekmek, makarnayı hayatımdan çıkarmaya başladım (tamam arada kendime izin veriyorum, kaçamak yapıyorum ama genel olarak buna uyuyorum). Protein dışında ne yiyorsun dersen de bulgur, buğday, karabuğday ve kinoa listemdekilerin bir kısmı. 

Ben küçükken, bizimkiler köyden ‘Karakılçık Bulguru’ (kırmızı buğdaydan üretim yapılıyormuş) alırdı (hatta değirmende öğütülürdü falan). Ancak veriminin düşük olduğundan, tarımla uğraşanlar için kazançlı olmadığından  bahsedilirdi, hatırladığım. İstanbul’a gelince de ilk defa paketli bulgur almak durumunda kaldım (sarı renkli bulgura hala alışamadım). Eski tatları aramaya başlamıştım, farklı web sitelerinde görüp ‘Siyez Bulguru’ hakkında bilgi edinmiştim. Ancak İstanbul’da aradığım hiçbir yerde bulamamıştım.

Okumaya devam et

Reklamlar

Zeytinyağlı Pırasa

 anneler gününde; anneme…
ZeytinyagliPirasa_Sunum
Gelen baharla beraber, Zeytinyağlı serisi devam ediyor.
Evde her daim zeytinyağlı yemek olması gerektiği, annemden geçen bir alışkanlık. Tamam, kabul ediyorum, sürekli bunu sağlamak kolay değil. Ama yorgun argın işten gelip, bir dilim kızarmış ekmeğin eşlik ettiği zeytinyağlı sebze yemeğini kim sevmez (ege kanım tuttu); tavada ızgara ettiğiniz etin yanında bol yeşillikli salata ile süper menü olur. Dostlarla kurulmuş bir rakı sofrasındaki meze olarak katkısını anlatmıyorum bile.
Taze sebze bulmak için pazara gitmek her zaman kolay olmuyor, ya da markete gidip en tazesini arayıp satın almak da. Kışın çoğunlukla dondurulmuş olanları tercih ediyorum. (kendime itiraf: henüz pek çok ev kadını gibi bunu ev yapımı yapamıyorum ve hazır satın almış oluyorum. Ama bu sene yaz sonunu iyi değerlendirmek ve bunları sizinle paylaşmak niyetindeyim).
Zeytinyağlı’nın bu kadar çabuk yapıldığını bilmek, belki de birçoğumuzu hareketlendirebilir diye düşünüyorum. Bunun için en büyük yardımcım (ki bence mutfak için en faydalı icat) “düdüklü tencere”. Esas olarak, sıkı kapatılan kapağı sayesinde su buharını tencere içinde tutarak hızlı pişirmeyi sağlayan en sevdiğim tencere türü. Sadece baklagilleri yada eti kısa sürede haşlama/pişirme değil, zeytinyağlı sebze yemeklerini hem kısa sürede pişirme, hem de tatlarını korumak açısından birebir. Bütün maharet, düdüklü tencereyi doğru kullanmak ve bunu yaparken sabırlı olmak, aksi takdirde yaptığınız yemeği heba etmeniz olası. Ortaya çıkan savaş alanı görüntüsünü temizleme durumunu düşünmek bile istemem. 

Okumaya devam et

Kabak Çintmesi

KabakCintmesi_sunum
Soğuk geçen kara kışın ardından, bir anda geliveren sıcak bahar günleriyle kendimize geldik. yazın gelecek olduğunu hatırlayınca sofralarımızı da kıyafetler gibi hafifletmeye başlıyor. ve ben her bahar olduğu gibi, mideme oturmayan; tazelik hissi veren bir şeyler yemenin derdindeyim.
Zeytinyağlı sebze yemekleri iyi gider diye düşünüp, senelerce annemin vede anneannemin pişirdiği kabak çintmesi neden olmasın diye düşünüp kolları sıvadım.
Blog’a konu olunca elimdeki kaynakları taradım, kaçırdığım bir şey kalmasın diye. Fatma Çıkla’nın “Çukurova Yemekleri” kitabında ve internetteki çeşitli web siteleri/bloglarda yapılmış olanları buldum. Fakat bir kısmında salça kullanılmıştı ya da tariflerde domates kullanılmamıştı. Durum böyle olunca bizim evde piştiği haliyle size anlatmamın en doğrusu olduğuna karar verdim (araştırmalardan çıkardığım not: Yemeğin adı gerçekten de “çintme” ve Antalya-Adana- Mersin gibi güney illerinde pişiriliyor).
Renk cümbüşü olmasını sevdiğimden koyu renk kabak kullanmayı tercih ediyorum. kabaklı- peynirli börek ‘te kullandığım gibi yayla kabağı kullanmak istemiştim. Ancak alışveriş yaparken istediğim kalitede bulamayınca uzun girit kabakları ile idare ettim.
Malzemeler az ve öz; ortaya çıkan yemek hem güzel, hem hafif (yazan olarak biraz yanlı davranabilirim tabi:)). İşte tam da bu yüzden pişirmeniz ve kararı sizin vermenizde fayda var.