Kışa Hazırlık- Ev Yapımı Domates Konservesi

DomatesKonserveSunum 

Geç gelen yazın ardından günler hızla geçip gitti, sonbahar kapıya dayandı bile. Mevsiminde yediğimiz sebzelere de veda zamanı şimdi.
Geçtiğimiz kış ne pişirsem acaba diye kara kara düşünürken sonbaharda hazırladığım dondurulmuş sebzeler buzluktan göz kırptılar bana 🙂 (hatırlamak için kışlık barbunya hazırlığı tık tık). Böyle olunca da hazırlığı arttırma kararı almıştım zaten.
“Konuştuğumuz gibi yapıyoruz dimi kış için konserveleri” diye  Özlem arayınca hazırlık sezonu başladı bizim için. Böylece Blog içinde zamanında ekleyeceğim tarif olmuş oldu (konserveleri zamanında hazırladık da benim yazıyı tamamlamam biraz zaman aldı)
 
Bu tarifi verirken yıllardır pek çoğunuzun kendi yöntemiyle yaptığı birşeyi anlatmak yada ahkam kesmek değil niyetim. Sadece bu işi yapmaya niyetlenen ama benim gibi senelerce cesaret edemeyenleri biraz olsun gaza getirmek isteğindeyim. Her ailenin (annenin diyelim) farklı bir hazırlık yöntemi, alışkanlığı var, orası malum. Küçüklüğümde bizim evde hazırlıkların nasıl olduğunu hafızam da çok yer edinmiş değil (sadece anneannem için konserve hazırlıklarına salisilik asit aradığımızı hatırlıyorum). Üstelik benimkiler bunu anlatamayacak kadar uzağımda olduğundan bu sefer Özlem’in yöntemiyle hazırlamış olduk.
Reklamlar

Menemen

Menemen_Sunum
“Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı” demiştir ya Cemal Süreya, sizi bilemem ama benim için kesinlikle doğrudur 🙂
Çocukluğumda bizim evde akşamları da kahvaltı yapılırdı. Evde yemek pişmemesinden değil üstelik, tamamiyle kahvaltıya olan düşkünlüğümüzden. Bizimkiler sağ olsun, her daim farklı bir şeyler yaparlardı kahvaltı için: Çökelek ve/veya bol yeşillikli patates salatası, peynirli kanepe, nar gibi kızarmış yumurtalı ekmek, farklı tipte peynirler- zeytinler (biber salçalı yeşil zeytin hep favorim olmuştur) masaya özenle yerleştirilirdi. Başrol oyuncuları sıkma ve börek varsa tadından yenmezdi. Mutlaka ama mutlaka çay demlenirdi. Abim rafadan hüpletirdi yumurtayı da benim aram iyi olmadığından (ve babam bana kıyamadığından) genelde omlet ya da menemen gelirdi sofraya. Benim için üniversiteye kadar en çok da pazar sabahlarının keyfiydi ekmek/ börek kokusuyla uyanmak.
Ancak yıllar içinde özellikle yoğun iş hayatının tam da göbeğinde uyku daha ağır geldi ve hafta içi sabahlarını çoğunlukla geçiştirdim. Hafta sonlarında ise küçüklüğümdeki gibi farklı yiyecekler hazırlasam bile istediğim gibi hafif sulu, ekmek banılası menemen pişirmeyi beceremedim. Bol domates kullanmam gerektiğini bildiğim halde gene de sürekli kuruyan menemen yapıp durdum. 
Yemek blogu yazan biri olarak son zamanda bunu kendime yakıştıramadım, konuyla ilgili biraz araştırma yaptım. Okuduğum bazı kaynaklarda benim sevdiğim gibi yapmanın ipuçlarını öğrendim. Yaptığım uygulamalar istediğim sonucu verince de sizinle de paylaşmak istedim.