Menemen

Menemen_Sunum
“Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı” demiştir ya Cemal Süreya, sizi bilemem ama benim için kesinlikle doğrudur 🙂
Çocukluğumda bizim evde akşamları da kahvaltı yapılırdı. Evde yemek pişmemesinden değil üstelik, tamamiyle kahvaltıya olan düşkünlüğümüzden. Bizimkiler sağ olsun, her daim farklı bir şeyler yaparlardı kahvaltı için: Çökelek ve/veya bol yeşillikli patates salatası, peynirli kanepe, nar gibi kızarmış yumurtalı ekmek, farklı tipte peynirler- zeytinler (biber salçalı yeşil zeytin hep favorim olmuştur) masaya özenle yerleştirilirdi. Başrol oyuncuları sıkma ve börek varsa tadından yenmezdi. Mutlaka ama mutlaka çay demlenirdi. Abim rafadan hüpletirdi yumurtayı da benim aram iyi olmadığından (ve babam bana kıyamadığından) genelde omlet ya da menemen gelirdi sofraya. Benim için üniversiteye kadar en çok da pazar sabahlarının keyfiydi ekmek/ börek kokusuyla uyanmak.
Ancak yıllar içinde özellikle yoğun iş hayatının tam da göbeğinde uyku daha ağır geldi ve hafta içi sabahlarını çoğunlukla geçiştirdim. Hafta sonlarında ise küçüklüğümdeki gibi farklı yiyecekler hazırlasam bile istediğim gibi hafif sulu, ekmek banılası menemen pişirmeyi beceremedim. Bol domates kullanmam gerektiğini bildiğim halde gene de sürekli kuruyan menemen yapıp durdum. 
Yemek blogu yazan biri olarak son zamanda bunu kendime yakıştıramadım, konuyla ilgili biraz araştırma yaptım. Okuduğum bazı kaynaklarda benim sevdiğim gibi yapmanın ipuçlarını öğrendim. Yaptığım uygulamalar istediğim sonucu verince de sizinle de paylaşmak istedim.
Reklamlar